Ana sayfa Yazarlar Aret Taşcıyan Deniz sigorta sektöründe belirsizlik devam ediyor

Deniz sigorta sektöründe belirsizlik devam ediyor

0

Tekne&Makine, Enerji ve Kargo sigorta primlerindeki indirimler durağan bir döneme girerken, daha doğrusu indirimlerin oranları artık sıfıra doğru yaklaşırken, son birkaç yılın sonuçlarına bir göz atalım.

IUMI (International Union of Marine Insurance) Raporlarında, dünya genelinde tekne sigortacıları son 18 yıldır art arda zarar ediyor, sigorta primlerinin son beş yıldır art arda düşüş gösterdiği belirtiliyor ve bizler de sektörün tam ortasında yaşadığımızdan günbegün bunu hissediyoruz. Bazen olayları yaşarsınız ve tam içinde olduğunuz için de hissedersiniz, ama rakamların detayına inmeye vaktiniz olmadığı için olaya rakamsal olarak yaklaşmazsınız. Ben de işte bu eksikliği bir nebze tamamlamak için sizlere son birkaç yılın nakliyat prim üretim rakamlarından bazı örnekler vereceğim. Tüm rakamlar IUMI kaynaklı olduğundan ve gerçekleri yansıttıklarından şüpheniz olmasın.

2013’te tüm dünyada Nakliyat Sigortalarının* prim üretim toplamı  33,7 milyar dolar olarak açıklandı.

2014 yılına gelince bu rakam yüzde 3,2’lik bir düşüş göstererek 32,6 milyar dolar olarak yayınlandı. Bu rakamın yüzde 51,9’u (16,9 milyar dolar) kargo, 23,2’si (7,6 milyar dolar) Tekne &Makine, 18,2’si (5,95 milyar dolar) Offshore Enerji ve 6,6’sı (2,15 milyar dolar) Nakliyat Sorumluluk olarak gerçekleşti.

Asıl ciddi düşüşün 2015 yılında yaşandığını görüyoruz. Küresel olarak tüm nakliyat branşlarındaki toplam prim 29,9 milyar dolar ile 2014’e oranla yüzde 10,5’luk bir düşüş gösteriyor. Bu primin dağılımı ise şöyle: yüzde 52,9 (15,82 milyar dolar) Kargo, yüzde 25 (7,47 milyar dolar) Tekne&Makine, yüzde 15 (4,49 milyar dolar) Offshore Enerji ve yüzde 7,1 (2,12 milyar dolar) Nakliyat Sorumluluk.

2016 rakamları henüz açıklanmadı ama benim şahsi beklentilerim; 2016 sonuçlarının 2015’e oranla en az yüzde 10 daha düşük olacağı yönünde. Bu düşüşlerin önemli bir kısmı sigorta piyasalarındaki kapasite fazlalığından ve rekabetten kaynaklanan gerçek düşüşler ama bir diğer nedeni de uluslararası piyasalardaki kuvvetli doların varlığı. Mahalli para birimleriyle üretilen primler, yıl sonunda kuvvetli dolar karşılığında dolara çevrilince doğal olarak prim gelirlerinde bir düşüş görünüyor ama bu tabii ki fiktif bir düşüş. Primlerdeki bu düşüşlerin yanı sıra özellikle 2014 yılı teknik sonuçları, kargo hasarlarının rekor düzeyde olması nedeniyle, tahminlerden kötü oldu. 2015 yılında olup da, 2014 poliçe yılına rastlayan hasarlar tabii ki bu sonuçları olumsuz yönde etkilemeye devam etti. Örneğin, bir Tianjin patlaması tarihin en büyük kargo hasarı olarak kayıtlara geçerken, ard arda gelen bazı gemi hasarları ve offshore enerji hasarları da sonuçların daha da aşağılara çekilmesine neden oldu. 2015 Kargo prim toplamı 15,8 milyar dolar ile 2014 yılının yüzde 9,1 altında ve Tekne &Makine sigortası primleri ise 7,47 milyar dolar ile 2014’ün yüzde 1,7 altında kaldı.

Limanlarda bulunan kargo değerlerinin bir anda artması ve özellikle mega konteyner gemilerinde taşınan kargo değerlerinin tahmin edilemeyecek düzeylere çıkması önümüzdeki yıllarda kargo hasarlarının da artacağının kötü habercisi olabilir mi? Bunun yanı sıra yine bu köşede Eylül 2016’da yazdığım “Küreselleşme ve Deniz Ticareti” konulu makaleden aşağıdaki bölümleri bir hatırlatma olması amacıyla tekrarlıyorum.

“Dünya bir küreselleşmeye doğru gidiyor mu yoksa küreselleşmeden uzaklaşıyor mu? Küreselleşmenin Dünya Ticaretinin ve özellikle Deniz Ticaretinin gelişmesinde ne denli yararı var, yoksa hiç mi yararı yok gibi sorular zihnimi kurcalarken, New York Times’in 29 Temmuz tarihli nüshasında Gregory Mankiw’in ‘Ekonomistler Küresel Ticaretin İyi Olduğunu İddia Ederken Seçmenler Niçin Aynı Şekilde Düşünmüyorlar?’ ‘Why Voters Don’t Buy it When Economists Say Global Trade is Good?” derken küreselleşmenin de bir gerileme dönemine gireceğinden bahsediyordum, buna ek olarak Çin’de büyüme hızının yavaşlaması, Dünya Ticaret hacminin küçülmesi, deniz taşımacılığını da olumsuz yönde etkileyecek ve bu da hem kargo hasarlarının hem de primlerinin daha da düşmesine neden olabilecektir.

Rastlantı olup olmadığını söyleyemem ama iyi olan bir durum hasarlarda ve tekne sigortasında tam zayilerde kayda değer düşüşlerin görülmesi. Primlerin sürekli düşüş gösterdiği bir ortamda hasarların da düşmesi en azından dengeleyici bir unsur oluyor. Bu arada tamirat masraflarında da doların güçlü kalması nedeni ile bir düşüş görünmekte ve bu durumda prim-hasar oranını olumlu yönde etkiliyor. Primler, dolar olarak toplanırken hasarların onarımları ise mahalli kurlar üzerinden işlem görüyor.

Göreceğiniz gibi ortada birçok veri var ve bir sonuca ulaşıp önümüzü görmek çok zor. Sonuç olarak, yine bir tahminden öteye gidemeyeceğim ana primlerdeki düşüş bir yıl daha azalarak devam edeceğe benziyor, yani düşüş tek haneli yüzdelerde kalacak. Bir yıl sonra tekrar bu köşede bir durum değerlendirmesi yaparız.

Kalın sağlıcakla,

*Nakliyat Sigortaları deyince; Tekne&Makine, Kargo, Sorumluluk ve Offshore Enerji sigortalarının tümünü anlıyoruz.