Ana sayfa Yazarlar Aret Taşcıyan Bir tarih yazıldı

Bir tarih yazıldı

0
19 Şubat 2014’te Türkiye’de denizcilik ve sigortacılık alanında bir ilk gerçekleşti. Denizciliğe ve deniz sigortacılığına gönül vermiş her Türk vatandaşının yıllardır hayalini kurduğu bir olay gerçek oldu. Türk kara sularında seyreden küçük tonajlı su araçlarına PandI (Protection and Indemnity – Koruma ve Tazmin) teminatı verebilecek olan ulusal bir şirket olarak Turk PandI Sigorta A.Ş. iki yıldan beri süren çalışmalar sonucunda kuruldu ve 19 Şubat 2014 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 6’ncı Maddesi uyarınca yayınladığı ruhsata dayanarak poliçe tanzim etmeye başladı.
Bakanlar Kurulu kararı ile “Türk” adını taşıyan tek sigorta şirketi unvanına sahip Türk PandI Sigorta A.Ş. ne tür riskleri teminat altına alacak, bu oluşumdan kimler, ne şekilde yararlanacak, bu gemilerin sigortaları bugüne kadar kimler tarafından teminat altına alınıyordu ya da alınıyor muydu, niçin bir başka sigorta şirketi değil de Türk PandI, Türk PandI’nin ortaklık yapısı nasıldır gibi sorulara gelin beraberce bir göz atalım.
Deniz sigortacılığında birçok sigorta türünün yanı sıra iki önemli sigorta türü mevcuttur. Bunlardan biri Tekne Makina sigortaları (Hull&Machinery), basit anlamda, bu sigorta türünü Otomobil Kasko sigortasına benzetebiliriz; diğeri ise Koruma ve Tazmin ( Protection and Indemnity ) kısacası PandI diye bilinen taşıyanın üçüncü şahıslara karşı sorumluluk sigortası. Bu sigortayı da otomobil trafik sigortasına benzetebiliriz.
Bu anlamda himaye ve tazmin sigortası temin edecek olan Türk PandI Sigorta A.Ş.’nin öncelikli hedefi Türk karasularında sefer yapan yani kabotaj hattında çalışan su araçları olacaktır. Bu dalda sağlanan teminat limitinde bir standard olan 500 milyon dolarlık teminatı bugüne dek yurt içinde temin edecek bir Sigorta Şirketi mevcut olmadığından ve de kanunen PandI sigortası alma zorunluluğu bulunmadığından, bu gemilerden bazıları PandI Teminatını yurt dışında mukim yabancı kaynaklı Sigorta şirketlerinden tedarik ediyorlar bazıları da teminatsız seyr-ü seferlerine devam ediyorlardı. Demem o ki, bu araçlarda seyahat eden yolcular, mürettebat veya üçüncü şahıslar kazalara karşı teminatsız idiler. PandI sigortalarını yurt dışından tedarik eden su araçları sahiplerinin, muhattapları da; sigortalar çoğunlukla İngiliz Kanunları çerçevesinde yapıldığından bir kaza esnasında İngiliz kanunlarına vabeste olarak haklarını yurt dışı mahkemelerinde aramak zorundaydılar. Bu nedenle özellikle küçük çaptaki birçok işletmeci yurt dışı mahkemelerinde kendilerini gereği gibi savunamadıklarından mağdur duruma düşüyorlardı. Turk PandI ilk olarak PandI teminatını Türk Kanunları çerçevesinde sağladığı için bir kaza esnasında mağdur olan Türk Vatandaşları da haklarını Türk Kanunları çerçevesinde ve Türk Mahkemelerinde arayacaklardır.
PandI Sigortaları ya Mutuel aidat sistemine veya Fix Prim esasına dayanarak verilen teminatlardır. Mutuel aidat sistemine göre verilen teminatlar genellikle kooperatif şeklinde üyelik esasına dayanılarak kurulan kulüpler tarafından verilirler. Bu kulüplerin sayısı Dünya üzerinde 13 olup “International Group of PandI Clubs” diye adlandırılan bir grup altında çalışırlar. Bu grup üyelerinin aralarında imzaladıkları ve IGA (International Group Agreement) olarak bilinen anlaşmanın maddelerinden en önemlilerinden biri grup üyelerinin birbirleri ile prim esasına dayalı rekabet edememeleridir. Küçük tonajdaki gemiler ise; ki bunların içinde her türlü kosterler, feribotlar, balıkçı tekneleri, ticari yatlar, yakıt barjları, römorkörler gibi taşıtları sayabiliriz; fix prim esasına göre PandI teminatı veren PandI Sigorta şirketleri veya “Underwriting Agency”ler ( Underwriting Agency dediğimiz şirketler tam yetkili olarak belli bir Sigorta Şirketi adına risk kabul eden ve hasar ödeyen, yani bir Sigortaş gibi çalışan ama Sigorta şirketi olmayan kuruluşlardır, Türkiye’de bunların örneği olmadığı gibi kanunen kurulmaları da mümkün değildir) tarafından teminat altına alınırlar. Tarihsel olarak bu tonajdaki gemilere teminat veren tek mutuel grup kulübü Shipowners Mutual Protection and Indemnity Association adında bir kulüptür.
Türk Sigorta Mevzuatı ve Ticaret Kanunu, mutuel esasta sigortacılık yapan bir kooeparitifin veya kulüp gibi çalışan bir müessesenin Türkiye’de riziko kabulüne izin verir nitelikte değildir. Türkiye’de Sigortacılık yapmanın ve riziko kabul etmenin tek bir yolu var, bu da 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununa göre yeterli sermayeyi yatırıp ve yine kanunların öngördüğü nitelikte profesyoneller tarafından yönetilecek olan bir Anonim Şirket kurup bu şirketin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına çalışacağı branşlar ile ilgili ruhsat almak için başvurması sayesinde olur. İşte Türk PandI de Sigortacılık konusundaki tecrübelerinden yararlanmak için 3 devlet sigorta şirketini ve PandI konusunda tecrübelerinden yararlanmak için Türkiye’de mevcut olan 3 PandI muhabirini devletin tavsiyeleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda bir araya getirerek, Türk denizciliği için çok önemli bir adım niteliğindeki bu oluşumu gerçekleştirdi.
Kuruluşu henüz bir ay olmasına rağmen denizcilik sektöründen son derece büyük ilgi ve destek gören Türk PandI özel sektöre ait birçok kosteri, IDO, Şehir Hatları Vapurları gibi prestijli filoları ve manevi değeri bizler için paha biçilmez olan Atatürk’ün yatı Savarona’yı portföyüne katmakla bir Türk Şirketi olarak PandI sahasında daha büyük başarılara imza atabileceğini şimdiden göstermiş ve bu sahada faaliyet gösteren yabancı sigorta piyasalarına da varlığını hissettirmiştir.
Türkiye’de yeni bir istihdam ve uzmanlık sahası yaratacak olan Türk PandI yakın zamanda ülkemize ciddi döviz kazandıran bir kaynak haline de dönüşecektir.
Denizcilerin deyişi ile;
Ey Türk PandI, Pruvan Neta, Pupa Rüzgârın Bol, Yolun Açık olsun. Allah selamet versin…