Ana sayfa Yazarlar Aret Taşcıyan Azalan hasarlar ve kaygılar

Azalan hasarlar ve kaygılar

0
2013 yılında tam zayi ile sonuçlanan deniz kazalarının sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 13 düşerek 94 adet ile sınırlı kalmıştı. Tam zayi nedenlerinin başında yüzde 50 ile kötü hava şartları gelirken, karaya oturma hadiseleri yüzde 25 oranla ikinci sırada gelmektedir. Emtia Sigortalarında ise 2013’te 400 milyon dolar ile M.V. MOL Comfort’taki konteyner hasarları birinci sırada yer almakta. Coğrafi yönden tam zayi ile sonuçlanan deniz kazalarının başını Asya Kıtası, özellikle Çin Denizi, Endonezya, Filipinler, Japonya ve Kore çevresindeki denizler çekmektedir. Bu bölgelerdeki yolcu gemisi kazalarının çoklugu bu tür gemilerdeki güvenlik zafiyetini açıkça gözler önüne sermiştir. Kısmi hasarla sonuçlanan deniz kazalarının liste başı ise Doğu Akdeniz ve Karadeniz’dir. 2013 de kısmi hasarla sonuçlanan 2,596 deniz kazasının 464’ü Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de vuku bulmustur. Bu arada Hind Okyanusundaki korsan saldırıları da 2013 ve 2014’te yok denecek kadar azalmıştır.
Demek istediğim, önceki yıllarla karşılaştırıldığında sigortayı etkileyen deniz kazalarında gözle görünür bir azalma var ve bu azalma 2014 yılında da aynı şekilde devam etmekte, ancak yeni inşa sipariş listelerindeki özellikle aşırı büyüklükte konteyner gemileri, Kuzey Kutbu’nun kısmen dahi olsa seyr-ü sefere açılması, alternatif yakıt kullanma özelliğine sahip ekonomik özellikli gemi makinelerinin devreye girmesi ama bu tür makinelerin bakımı ve kullanımı ile ilgili eğitim düzeyinin henüz yetersiz olması önümüzdeki yıllarda özellikle makine hasarlarına dayalı sofistike hasar dosyalarının geleceğinin şimdiden habercisi gibi.
Geçen yıl ilk olarak boyu 400 metreyi aşan 18,000  teu’luk konteyner gemisinin sefere başlamasına şahit olduk, elde edilen bilgilere göre 2018’de 24,000 teu kapasiteli gemiler denize indirilecek. Bu boyda bir geminin herhangi bir limanda kazaya karışması sonucu, o limanın maruz kalacağı kâr kayıplarını düşünmek dahi istemiyorum. Böyle bir geminin karaya oturması sonucu 18,000 teu konteynerin tahliye edilmesi nereden bakarsanız bir yılı alır, yine böyle bir gemi açık denizde bir makine arızası yaptığında onu çekebilecek güçte bir römorkörün gemiye ulaşmasının ne kadar zaman alacağı hususunda tahmin yürütmek şu an imkânsız.
Kuzey Kutup deniz yollarının trafiğe açılması ise bir başka korkulu rüya, bu konuya daha önceki yazılarımda deginmiştim. 2002/2007 arası yılda ortalama 7 gemi kuzey kutbundan geçerken 2009/2013 arası bu sayı yılda ortalama 45 sefere çıkmıştır. Buralarda vuku bulacak bir makine arızası veya karaya oturma olayı sonucu kurtarma yardım temini, diğer coğrafi bölgelere kıyasla tabii ki daha çok zor olacaktır belki de, hava şartlarına bağlı olarak, mümkün olamayacaktır.
Bir başka gelişme de yakıt olarak LNG kullanan gemilerin devreye girmesi. Dünya’nın birçok limanında LNG yakıt sevkiyatı henüz mümkün değil ve bu konuda gerekli tedbirlerin henüz alınmadığı gibi hem karada hem de gemide gerekli eğitimlerin de verilmediği hususunda ciddi tereddütler var.
Sayın dostlarım, teknoloji ilerliyor ve bununla birlikte daha hızlı, daha ekonomik ve daha verimli gemiler inşa ediliyor, ama bu ilerlemenin beraberinde getirdigi riskleri de göz ardı etmememiz ve kendimizi artan bu risklere karşı hazırlamamız gerektiği düşüncesindeyim.