AB liderleri, deniz koruma alanlarında dip trolü gibi yaygın yıkıcı balıkçılık uygulamaları konusunda yoğun şikayetlerle karşı karşıya kaldı. Üye 3 ülke balıkçılık kurallarını ihlal etmekle suçlandı
Dip trolü, balık yakalamak için deniz tabanında bazen bir Boeing 747 uçağının sığabileceği kadar büyük bir ağın sürüklenmesini içeren tehlikeli bir balıkçılık uygulaması olarak biliniyor. Kayaçları bozan, deniz habitatlarını tahrip eden ve hedeflenen deniz ürünlerinden fazlasının ağlara takılmasına neden olan uygulama, AB ülkelerinin gündeminde daha fazla yer almaya başladı.
Euronews’in haberine göre, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin koruma altındaki deniz bölgelerinde dip trolü yapılmasıyla ilgili davalar açılıyor. Konunun arkasındaki avukatlar, bu faaliyete izin vermeye devam etmenin AB’nin temel doğa yasalarına aykırı olduğunu ve okyanus ile insanları ciddi tehlikeye attığını söyledi.
Şikayet, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ClientEarth, Oceana, Seas at Risk ve Danmarks Naturfredningsforening'den oluşan bir koalisyon tarafından Avrupa Komisyonu'na iletildi. AB'deki yıkıcı balıkçılık uygulamalarına karşı harekete geçilmesini isteyen kampanyalar, balıkçılar ve yüz binlerce Avrupalı tarafından destekleniyor.
Danimarka, Hollanda ve İspanya suçlanıyor
Danimarka, Hollanda ve İspanya’da ısrarla devam ettiği belirtilen ve itiraz edilmeyen dip trolü vakalarına işaret edilen şikayetlerde, üye ülkelerdeki deniz koruma alanlarındaki yıkıcı balıkçılık uygulamalarının AB Habitat Direktifi'ni ihlal ettiği belirtildi. AB yetkililerine, söz konusu ülkelere karşı ihlal davası açma çağırısında bulunuldu.
Yine şikayetlerde, Habitat Direktifi’nin; Avrupa'daki en önemli deniz koruma alanları ağı olan Natura 2000 MPA'larının, alanın bütünlüğünü önemli ölçüde etkileyebilecek her türlü faaliyetten korunmasını gerektirdiği vurgulandı.
AB genelinde çok sayıda dava açıldı
Bu yasal mücadele, AB genelinde koruma alanlarında dip trolü avcılığına karşı açılan bir dizi davanın sonuncusu niteliğinde. Şu ana kadar Fransa, İspanya, Hollanda, İtalya, İsveç ve Almanya'da münferit ulusal davalar açıldı.
Nisan ayında bir başka STK grubu da AB Habitat Direktifi'nin İtalya, Fransa ve Almanya tarafından ihlal edildiği iddiasıyla AB'ye benzer bir yasal şikayette bulunmuştu. Tüm bu şikayetler ve davalar; üye devletlerin AB hukuku kapsamındaki yasal yükümlülüklerine aykırı davrandıkları sistematik bir sorunu ortaya koyuyor.
2030’a kadar dip trolünü tamamen kaldırma çağrısı
Yeni yasal mücadele, AB Genel Mahkemesi'nin koruma altındaki alanların dip trolü gibi potansiyel olarak zararlı uygulamalardan korunması gerektiğini teyit eden mayıs ayındaki önemli kararının hemen ardından geldi. Komisyon, ülkelerin AB hukuku kapsamında, hassas deniz alanlarında bu gibi zarar verici balıkçılık yöntemlerini yasaklama hakkına sahip olduğu sonucuna vardı.
Yunanistan ve İsveç gibi bazı AB ülkeleri, kendi topraklarındaki koruma alanlarında dip trolünü yasaklamak için ulusal mevzuat planlarını açıkladı. AB'nin 2023 Marie Eylem Planı, üye ülkelere 2030 yılına kadar tüm koruma alanlarında dip trolünü aşamalı olarak kaldırma çağrısında bulunuyor.
Ancak sivil toplum kuruluşları Oceana, Seas At Risk ve ClientEarth tarafından yapılan son araştırma, şu anda hiçbir AB ülkesinin bu koruma alanlarındaki yıkıcı balıkçılık uygulamalarını aşamalı olarak ortadan kaldırmak için kapsamlı bir plana sahip olmadığını ortaya koydu. Pristine Seas tarafından bu yılın mart ayında yayınlanan bir araştırma ise AB'deki bu hassas deniz alanlarının yaklaşık yüzde 60'ında halen trol avcılığı yapıldığını ortaya koydu.
STK’lar direniyor
Oceana Avrupa Deniz Koruma Kampanyası Direktörü Nicolas Fournier, “Bu şikayet ve benzerleri, üye devletlerin AB hukuku kapsamındaki yasal yükümlülüklerine aykırı olarak yıllardır ele almadıkları, Avrupa çapında sistematik bir sorunu ortaya koyuyor” dedi.
Seas at Risk'in deniz politikaları direktörü Tobias Troll, de “Koruma altındaki alanlarda dip trolü yasal değildir ve eğer politika yapıcılar yükümlülüklerini yerine getirmezlerse, onları mahkemeye vereceğiz” diye konuştu.
ClientEarth okyanus avukatı John Condon, dip trolünün AB yasalarına aykırı olduğunu teyit ederek, AB düzeyinde “acil eylem” ve hükümetlerden “acil yanıt” beklediklerini söyledi.
Akdeniz Koruma Derneği'nin kurucusu ve MPA savunucusu Zafer Kızılkaya ise, “Dünya, liderlerin okyanusu savunmasını ve korumanın gerçekten koruma anlamına geldiğinden emin olmasını bekliyor” şeklinde konuştu.
Harekete geçilmesi için baskılar artıyor
Öte yandan, okyanusların daha kapsamlı bir şekilde korunması için baskılar artıyor. BM 9 Haziran'da Fransa'nın Nice kentinde Okyanus Konferansı'na ev sahipliği yapacak. AB'nin de önümüzdeki birkaç gün içinde sürdürülebilir, rekabetçi bir mavi ekonomiyi teşvik etmeye yönelik stratejisini açıklaması bekleniyor.





