• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Sinem Dedetaş Üsküdarlılara çağrı yaptı
Haberler
Bitirilmek istenen terör örgütü mü yoksa ulus devlet mi?
Yazarlar Murat Yıldız
Enflasyon ağustosta yüzde 1,84 arttı
Ekonomi
Maersk, konteyner gemilerinde rüzgâr yelkenlerine yöneliyor
Green Shipping Deniz Ticareti Lojistik
Gemi kazasında can kaybı 9’a yükseldi: KKTC Ulaştırma Bakanı görevden alındı
Haberler
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

26 Ağustos Büyük Taarruz: Bir milletin tarihten silinmeye karşı mücadelesi

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 26.08.2025 18:01 | Son Güncelleme: 26.08.2025 18:02
    muratyildiz@marinedealnews.com
Paylaş
Paylaş
MarineDeal News · 26 Ağustos Büyük Taarruz: Bir milletin tarihten silinmeye karşı mücadelesi

Aslında taarruz kararını Haziran 1922 ortalarında vermişti. Düşman ancak bu topraklardan bir taarruz ile sökülüp atılabilirdi. İç Anadolu’ya hapsedilmiş bir Türk Milleti kabul edilemezdi.

Namık Kemal’in de dediği gibi vatanın bağrına düşman dayamıştı hançerini, aranıyordu kurtaracak bahtı kara maderini.

Düşman yalnız değildi. Düşman padişah ve yandaşlarıydı, emperyalistlerin ajanı olan din adamı kisvesi altındaki yobazlardı, umutsuzluk ve zayıf kişilikleri ile mecliste bile teslim olmayı dile getiren korkaklardı.

Yılların savaşlarından yorgun düşmüş, Arap çöllerinden Çanakkale’ye kadar her yerde şehitler vermiş, hastalık ve yoksulluk ile mücadele eden ve kalan evlatlarını da son bir umut olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emrine göndermiş bir halk vardı.

Atatürk’ün deyimiyle zafer için;

Yeis yerine ümit,

Perişanlık yerine intizam,

Tereddüt yerine azim ve iman koyacak bir iradeye ihtiyaç vardı.

Bunlar yeterli miydi? Taarruz etmeye ordunun gücü var mıydı? Kuvvet mukayesesi Nutuk’ta da belirtildiği üzere;

“Teşkilatı muhtelif olan düşman iki ordu mukayese edilirse, iki tarafın insan ve tüfek kuvvetleri yaklaşık yekdiğerine denk bulunuyordu. Yalnız Yunan ordusunun makineli tüfek, top, tayyare, nakliye vasıtaları, cephane ve fenni malzeme bakımından, dünyanın serbest ve kendisini destekleyen sanayiine dayanması itibariyle, özel üstünlüğü vardı.”

Buna rağmen, düşmanın sağ cenahına doğru sıklet merkezi yaparak 1’e karşı 6 kuvvet üstünlüğü sağlamak ve düşmanın geri bölgelerine süvari birlikleriyle taarruz ederek, düşmanı seri bir şekilde imha ederek katî netice almak üzerine kurulu bir plandı.

Plandan 4 kişinin haberi vardı; Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa, Erkanıharbiye Umumiye Reisi Fevzi Paşa ve Müdafaai Millîye Vekili Kazım Paşa.

13 Ağustos günü Fevzi Çakmak cephedeydi. Birkaç gün sonra Atatürk büyük bir gizlilik içinde Ankara’dan Konya’ya hareket etti. Her şey büyük bir gizlilik içinde yapılıyordu. Atatürk’ün Ankara’da çay partisi vereceği haberleri yapılıyor ve Ankara’da olduğu bilgisi etrafa yayılıyordu.

Sefer kıyafetlerini giydi. Veda için annesinin odasına gitti. Elini öptü, izin istedi. Annesi, ‘Nereye?’ dedi. Atatürk, ‘Çay ziyafetine,’ karşılığını verdi. Annesi ‘Bu kıyafet ziyafete mahsus değil’ dedi. Atatürk annesinin elini öptü ve ayrıldı.

Saatler geçtikten sonra Zübeyde annemiz meraklanmış, Merkez Kumandanı’nı çağırtmış ve aralarında şu konuşma geçmiş;

– Nerede benim oğlum?

– Efendim, çay ziyafetine gitti.

– Hayır, çay ziyafetine gitmedi. Ben biliyorum, o savaşa gitti. Bir kâğıt kalem getirin, benden ona bir mektup yazın.’

Zübeyde Hanım, cepheye gittiğini bildiği oğlunun azmini kuvvetlendirmek için şu mektubu göndermiş;

“Oğlum, seni bekledim. Dönmedin. Çay ziyafetine gideceğini söyledin ama ben biliyorum, sen cepheye gittin. Sana dua ettiğimi bilesin. Harbi kazanmadan dönme.” 

Kazanmadan dönmedi….

21 Ağustos öğleden sonra Akşehir’de Batı Cephesi Karargâhındaydı. Kumandanı İsmet Paşa’ya bizzat taarruz emrini verdi. 23 Ağustos sabaha karşı 4’te Akşehir’deki Batı cephesi Karargâhı’nda Başkomutan atına binmiş ve Kocatepe’deki 1’inci Ordu’nun gözetleme mevkii’ne doğru ilerlemeye başlamıştı. Arkasında Erkan-ı Harbiye ve Batı Cephesi Kumandanlığı Karargâhları geliyordu. Karargâh, 24 Ağustos’ta Şuhut’a geldi.

Başkomutan, 25 Ağustos’ta muharebeyi sevk ve idare edeceği Kocatepe’deydi…

Bu kısma, Nazim Hikmet’in Kuvay-I Millîye Destanı 7’nci Bölümünden devam edelim….

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.

Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki

şayak kalpaklı adam

nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden

güzel, rahat günlere inanıyordu

ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,

birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.

O, saatı sordu.

Paşalar : «Üç,» dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu.

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar,

eğildi, durdu.

Bıraksalar

ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak

ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlıyacaktı.

Sabah 5.30 da topçu ateşleri ile düşman mevzileri dövülmeye başladı. Atatürk bu ânı şöyle anlatıyor;

“Arkadaşlar! Topçularımız bu mevzilere gece geldiler ve karanlık içinde mevzi aldılar ve fecirle beraber bütün dünyanın gözlerinin açıldığı zaman ateşe başladılar. Hayat-ı askeriyemde bu kadar mükemmel bir topçu ve bu kadar mükemmel idare edilmiş bir topçu ateşi nadiren gördüm.”

26-27 Ağustos’ta “yıllarca taarruz edilse geçilemez” denilen Yunan mevziileri yerle bir edildi. 30 Ağustos’ta Aslıhanlar-Dumlupınar mevkiinde düşmanı kuşatan birliklerimiz düşmanı büyük çoğunluğuyla imha ettiler. Başkomutan Atatürk tarafından bizzat sevk ve idare edilen bu kısma “Başkomutanlık Muharebesi” denir.

Sonra birliklerimiz son emri yerine getirmek için büyük bir iştahla taarruza devam ederek ilk hedefleri Akdeniz’e ulaştılar ve 9 Eylül’de Kadifekale’de Türk Bayrağı’nı göndere çektiler.

Her aşaması titizlikle düşünülmüş ve aynı şekilde icra edilmiş bu harekât, Türk Milleti’nin Cumhuriyete giden yolunda bağımsızlık ve özgürlüğünün zaferi olmuştur. Yüce Türk Milleti bu büyük zafer ile tarihten silinmesinin mümkün olmadığını, hangi çılgın kendisine zincir vurmaya kalksa gereğini yapacağını göstermiştir. Başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silâh arkadaşları olmak üzere günümüze kadar milletimizin özgürlüğü ve cumhuriyetimizin muhafazası için canını ortaya kahramanlarımızı, bu uğurda can veren şehitlerimiz ve yaşayan abidelerimiz gazilerimizi şükranla anıyorum.

Kaynak;

1.Nutuk

2. Başkomutan; Emsalsiz Lider (E) Tümgeneral Ahmet Yavuz

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Bitirilmek istenen terör örgütü mü yoksa ulus devlet mi?

Bölgede geleceği Suriye sahası mı belirleyecek?

Yasa çıktı, PKK bitti mi?

Yasa, kocaman bir yara

Toplum teröristlere hazır mı?

ETİKETLER: Büyük Taarruz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı, YAZARLAR
Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Avatar photo
By Murat Yıldız
muratyildiz@marinedealnews.com
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Bitirilmek istenen terör örgütü mü yoksa ulus devlet mi?
04/09/2026

Bölgede geleceği Suriye sahası mı belirleyecek?
27/08/2026

Yasa çıktı, PKK bitti mi?
20/08/2026

Yasa, kocaman bir yara
12/08/2026

Toplum teröristlere hazır mı?
06/08/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum