Ana sayfa Akademik Platform Sektör paydaşları staj konusunda çözüm bekliyor

Sektör paydaşları staj konusunda çözüm bekliyor

0

Denizcilik eğitimi veren lise ve üniversitelerden her yıl binlerce öğrenci mezun oluyor. Lise döneminde 18 yaşının altında olması sebebiyle tersanelere giremeyen öğrencilerle, üniversitede zorunlu stajını yapabilecek gemi bulamayan öğrencilerin yaşadıkları staj sıkıntısı görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir önem arz ediyor. Öğrencilerin ‘Gemi Adamı’ statüsünü kazanabilmeleri içinse staj yapmaları şart! Geçtiğimiz ay eğitim ve staj amacıyla seyre başlayan ve Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ile Denizcilik Meslek Yüksekokulu dâhil, Türkiye’deki diğer denizcilik üniversitelerinden 200’e yakın öğrenciye imkân sağlayan Piri Reis Üniversitesi gemisi haricinde, ülkemizde staj gemisi ne yazık ki bulunmuyor.

Erkan Dereli

Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Dereli, öğrencilerin armatöre yüklenen masraflar nedeniyle uluslararası sularda seyir imkânına sahip gemilerde staj yapma şanslarının, Türk karasularında çalışan gemilere oranla daha zayıf olduğunu belirtiyor. Yaşanan küresel sıkıntının öğrencilerin stajlarına da yansımakta olduğuna dikkat çeken Dereli, ‘‘Bir öğrencinin staj süresi içerisinde gemiye gitmesi, daha sonra eğitim hayatına devam etmek için tekrar Türkiye’ye gelmesi gibi durumlar, armatörlere staj dönemlerinde ciddi maliyetler getiriyor. Bir armatör staj dönemlerinde her yıl 200 ila 250 bin dolar civarında maliyetle karşı karşıya kalıyor. Bu maliyete katlanan armatör arkadaşlarımız var. Ancak yaşanan küresel ekonomik sıkıntılar ve navlunların çok düşük düzeyde seyretmesi nedeniyle her armatör bu maliyete katlanamıyor. Özellikle Türkiye’ye uğrak yapmayan gemilerin armatörleri öğrencilere destek olmakta zorlanıyorlar. Diğer taraftan bütün stajların yaz dönemine sıkışması ve yığılma olması sebebiyle de firmalar için büyük bir sıkıntı doğuyor. Staj dönemlerinin belirli bir program doğrultusunda yıla yayılması, daha fazla öğrencinin staj yapmasına imkân sağlayacaktır” dedi.

“TAB ve DTO staj konusunda ortak adım atmalı”
Deniz Ticaret Odası (DTO) bünyesinde bir staj komisyonu oluşturduklarını anlatan Dereli, “Staj talebi olan öğrenciler bu portala kayıt yaptırdı. Faaliyete aldığımız bu uygulama bütün armatörlere de Odamız tarafından bildirildi. Ancak bu konuda yeteri kadar dönüş sağlanmadı. Deniz Ticaret Odamızın yapmış olduğu bu çalışmayı, Türk Armatörler Birliği (TAB) ile ortaklaşa yürütüyor olması oldukça önemli. Bütün Türk armatörlerine, Türk bayraklı ve yabancı bayraklı gemilerinde stajyer istihdamı ile ilgili mutlaka müşterek bir çalışma yapmalarını öneriyorum. Armatörlerimizin, bu konuda aidiyet duygusunu yükseltmeliyiz. Ülkemizde, 1 tanesi özel olmak üzere 50 tane denizcilik teknik meslek lisesinde 7 bin 200 lise öğrencisi, denizcilik meslek yüksekokullarında ise 4 bin 950, denizcilik fakültelerinde ise 5 bin civarında öğrenci eğitim almakta. Toplamda ise yaklaşık 19 bin öğrencinin denizcilikle ilgili eğitimler aldığını görüyoruz, şu anki staj talebini filomuz karşılamakta güçlük çekiyor” şeklinde konuştu.

İŞKUR denizde staj konusuna çözüm bulmalı
İŞKUR’un denizcilik alanında stajyerlere yönelik bir takım teşvikler sunduğuna işaret eden Dereli, “İŞKUR staj konusunda birtakım olanaklar yaratıyor ama yönetmelikleri maalesef deniz hayatı, deniz yaşamı için staj çalışmalarına elvermiyor. Bu durum armatörlerimizi de mali yönden sıkıntıya sokmakta. Olayın hem devlet tarafı, hem idare hem de armatör yönü var. Bütün bunların tamamı bir araya gelmeli, bir sorumluluk ve görev anlayışıyla staj sorununu çözmek için gerekli adımlar atılmalı. Çünkü bu öğrenciler bizim çocuklarımız ve mezun olduklarında en başta bizim gemilerimizde çalışacaklar. Dünya gemilerine giden Türk denizcilerimiz ise ülkemize ciddi anlamda bir döviz getirisi sağlayacak” değerlendirmesinde bulundu.
Dereli, “TÜRDEF olarak 27 Eylül 2018’de düzenlediğimiz çalıştayımızın ana mottosu, ‘Dünya Gemilerinde Türk Gemi Adamları İstihdamı’ idi. Bizim ana amacımız, 50 bin ila 100 bin gemi adamını dünya denizlerine ihraç etmek. Ülkemize gemi adamı ihracında minimum 3-4 milyar dolar gibi bir katma değer sağlayalım. Filipinler bunu çok iyi yapıyor. Dünyada 380 bin Filipinli denizci var, buna karşılık, 52 bin 70 gemi ve bu gemilerdeyse 1 milyon 200 bin insan çalışmakta. 380 bin Filipinlinin 250 bini her an gemilerde çalışmakta ve bu çalışanlar sayesinde Filipinler; 2017’de 5,4 milyar dolar, 2018’de ise 6,4 milyar dolar döviz girdisi elde etti. Bu rakamlar resmi olmayan kayıtlarla yukarılara çıkabilir. Türkiye gibi işsizliğin yüksek olduğu ve genç nüfusun 25-30 milyonlarda olduğu ülkemizde denizcilik eğitimini disipliner ve örgütlü bir yapı içerisinde vermeliyiz” şeklinde konuştu.

“Yaz dönemi stajlarında yığılma söz konusu”

Prof. Dr. İsmet Balık

Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği ve Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği bölümlerinde eğitim gören öğrenci sayısının son yıllarda artmaya başlamasıyla staj konusunda bazı sorunların ortaya çıktığına işaret eden Akdeniz Üniversitesi Kemer Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmet Balık, “Bu sorun aslında denizcilik eğitimi veren fakültelerin ve öğretim üyelerinin katıldığı Denizcilik Eğitim Konseyi (DEK)’nin de sürekli tartıştığı önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor ve konu ile ilgili kalıcı bir çıkış yolu aranıyor. Son yıllarda yaşanan, özellikle 6-7 aylık açık deniz stajı için staj yapılacak gemi bulunmasında karşılaşılan sorunda, denizcilik eğitimi veren bütün fakültelerin hem Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği hem de Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Bölümü öğrencilerini aynı zaman dilimi içerisinde staja gönderilmelerinin etkisi oldukça fazladır. Mevcut uygulamada üçüncü sınıfın ikinci döneminde öğrenciler fakültelerde eğitim yerine, açık deniz stajına gönderilmektedir. Bütün fakülteler aynı uygulamayı yaptıkları için de yığılma yaşanıyor. Halbuki fakülteler iki bölümün öğrencilerini farklı zaman dilimlerinde staja göndermiş olsalar ya da bazı fakülteler üçüncü sınıfın ikinci yarıyılı yerine ilk yarıyılında ya da dördüncü sınıfın ilk yarıyılında (sadece bahar yarıyılında değil güz yarıyılında da) öğrencilerini staja gönderme yoluna gitmiş olsalar bu sorun önemli ölçüde çözülmüş olur,” değerlendirmesinde bulundu.
Staj bulma ve tamamlama sorununa ilişkin verimli bir şekilde işletilen staj gemisinin önemine değinen Balık, “Sorunun çözümüne katkı sağlayacak bir başka uygulama ise verimli bir şekilde işletilebilen bir staj gemisinin devreye sokulmasıdır. Halihazırda Piri Reis Üniversitesi’ne bağlı olarak çalışan bir staj gemisi, adı geçen üniversitenin öğrencileri ağırlıklı olmak üzere belirlenen sayılarda diğer üniversitelerden de öğrenci kabul edilerek yaz dönemlerinde 2,5-3 ay süreyle staj hizmeti vermektedir. Şayet bu gemi ile yılda sadece 2,5-3 ay değil yıl boyunca fakültelerin kendi hocalarının da eşliğinde staj yaptırılması sağlanabilirse sorunun çözümüne çok önemli katkı sağlayacaktır,” dedi.

“Türk armatörünün gemi sayısında artış olmaması staj için büyük bir sorun”

Dr. Öğr. Üy. Oktay Çetin

Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yrd. Dr. Öğretim Üyesi Oktay Çetin, IMO’nun STCW sözleşmesine işaret ederek, “Bu sözleşmeye göre, gemi adamı olmak için eğitim görenler toplam on iki ay zorunlu deniz eğitimini, onaylanmış bir staj defterine uygun olarak bir gemide tamamlamak zorundadırlar. Son yıllarda Türkiye’de ve KKTC’de denizcilik eğitimi veren fakülte ve meslek yüksekokullarındaki kontenjan artışları nedeniyle bu fakültelerde eğitim görmekte olan öğrencilerin sayısında önemli bir artış olmuştur. Kontenjan artışlarına paralel olarak Türk armatörlerinin sahipliğindeki gemilerin sayısında bir artış olmaması, staj yeri bulma konusunda ciddi sorun ve mağduriyetlerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Denizcilik Fakültesindeki öğrenciler 4 yıllık eğitim sürecinde bir yarıyıl deniz stajı yapabilmekte, kalan staj zorunluluklarını ise kısa yaz tatillerinde tamamlamaya çalışmaktadırlar. Denizcilik şirketlerinin büyük çoğunluğu ise haklı olarak 2-3 aylık kısa süreler için stajyer kabul etmemektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde üniversitelerin denizcilik fakülteleri yetkililerinin katılımıyla oluşturulacak bir çalışma grubu vasıtasıyla ortaya çıkan öğrenci mağduriyetlerinin çözümü için öneriler ortaya konulabilir” değerlendirmesinde bulundu.
1944 yılında imzalanan Bretton Woods Anlaşması’nın getirdiği küreselleşme adı verilen yeni dünya düzenine geçilmesiyle birlikte, ticarette sınırların ortadan kalktığı bir küresel sistemin ortaya çıktığını ve bu sisteme, başta denizcilik sektörünün iyi bir şekilde entegre olması gerektiğini anlatan Çetin, “Türkiye’nin, denizcilikte yetiştirdiği insan gücünü dünyaya ihraç etmesinin bir zorunluluk olduğuna inanıyorum. Ancak bunun için rekabet koşullarına adapte olacak yapısal düzeni kurmuş olmamız gerekiyor. Bunun da temeli, denizcilik İngilizcesini bilmekten geçiyor. Tüm denizcilik fakültelerinde yüzde 100 İngilizce dilinde eğitim yapıldığı takdirde özgüveni yüksek ve iyi eğitimli denizciler yetiştirerek dünya denizlerinde ‘Kaliteli Türk Zabiti’ algısını yaygınlaştırabileceğimizi hatırımızda tutalım” şeklinde konuştu.

Gönüllülük esasına göre staj uygulaması

Dr. Öğr. Gör. Oya Turhaner

Bazı denizcilik firmalarının staj döneminde öğrencilere gönüllülük esasına dayalı staj yaptırmak istediğine dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Oya Turhaner, “Gemilerde staj yapmak, aynı zamanda meslek ile tanışma anlamına geldiği için oldukça önemlidir. Üniversitelerin dört yıllık lisans eğitimi veren Güverte/Makine programlarında zorunlu olan gemi stajları büyük bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Sayıları yetersiz bile olsa uzun süreli gemi stajları için öğrencilere, gönüllülük esasına dayalı olarak işletmelerin staj imkânı sağladığını biliyoruz. Kısa süreli staj yapmak zorunda olan bu öğrencilerin uluslararası sulara çıkacak olan büyük tonajlı gemilere kabulü zordur. İşletme açısından, iki aylık staj süresinin bitiminde öğrencinin yurtdışındaki gemiden geri getirilmesi, masrafı ve sorumluluğunun üstlenilmesi zordur. Kısa süreli stajlar için öğrenciler, Türk sularında veya yakın çevresinde sefer yapan küçük tonajlı gemilere başvuru yapmaktadırlar.” dedi.

“İşletmelerin büyüklüğüne göre stajyer çalıştırma zorunluluğu getirilebilir”
Güverte/Makina programlarının stajlarına ilişkin çözüm önerilerinde bulunan Turhaner, “Staj yapma zorunluluğu olan öğrencilerin tümünü kapsayan bir havuz oluşturulması ve işletmelere, büyüklüklerine bağlı olarak engelli personel istihdam etme mecburiyetinde olduğu gibi stajyer kabulü şartının getirilmesi önerisi sunulabilir. Gemilerin filika ve kamara sayısı da dikkate alınarak kabul edebileceği stajyer sayısı saptanabilir. Bakanlıkla işbirliği yapılarak, Türk bayraklı gemilerin Safey Manning Sertifikasına bu sayı işlenerek gemi personel listesinde istihdam edilmesi zorunlu stajyer sayısı olmadan sefere çıkmasına izin verilmeyen bir sistem oluşturulabilir. Sisteme dâhil olmak istemeyen işletmelerin ise oluşturulacak olan fona katkı payı yatırmaları sağlanabilir. Bu fon, öğrencilerin gemi staj masrafları için değerlendirilebilir. Bu konuda önerilecek bir başka fikir ise devlet desteği ile staj gemileriyle öğrencilere staj ve eğitim fırsatı verilmesidir,” dedi.

Tersan, yaz döneminde 60 öğrenciye staj imkânı sunuyor

Şakir Erdoğan

Yaz staj dönemlerinde öğrencilere staj imkânı sağladıklarını anlatan Tersan Tersanesi İş Geliştirme Direktörü Şakir Erdoğan, “Tersane olarak, yaz stajlarında ortalama 60 öğrenciye staj imkânı sağlıyoruz. Öğrencilere, okumuş oldukları bölümde öğrendikleri teknik konuları uygulamalı olarak tecrübe etmeleri ve iş anlamında bilgi kazanmaları için tersane olarak elimizden gelen imkânları sunmaya gayret ediyoruz. Nadirde olsa, istemeyerek ya da sevmeyerek bu bölümleri okuyan öğrenciler de olabiliyor. Buna bağlı olarak, bu stajyerlerin aynı orantıda iş verimliliği de düşüyor. Bu aşamada öğretmenlerimizden öğrencilerin staja devam durumlarını kontrol altında tutmalarını bekliyoruz. Ayrıca sektörde çoğu işletme stajyer almamaya çalışıyor. Bu durum, öğrencileri göstermelik veya alakasız görevlerde staja sürükleyebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Gemilerde otomasyon alanının giderek genişlediğini anlatan Erdoğan, “Bu da elektrik, elektronik ve bilgisayar sistemleri üzerinde daha fazla işçilik harcanmasına sebep oluyor. Bunun yanında Safety standartlarının yükselmesi ve emisyon kısıtlarının artması da aynı şekilde bu alanlarda daha fazla efor sarf edilmesine yol açmıştır. Günümüzün yeni trendi olan battery/LNG/hibrit gibi emisyon azaltıcı teknolojiler, gemiler için tüm sistemleri etkileyen yeni faktörler olmuştur. Bu da doğal olarak sektördeki eleman ihtiyacını artırmaktadır. Özellikle gelecekte elektrik-elektronik-gemi inşaatı alanlarında personel ihtiyacı daha fazla olacaktır. Sektördeki Ar-Ge süreçlerinin gemi inşa mühendisliği eğitimlerinde de dikkate alınması yeni mezunlara yeni iş imkânları oluşturabilir” şeklinde konuştu.
Ar-Ge departmanlarında kalifiye personel temini konusunda sorunlar yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, ”Hatta bu departmanlara yetiştirme amacıyla da hem mühendis hem de teknik personel bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Gelecek yılların gemi inşa sektörü için stajın iyi fırsatlar sunacağını düşünüyoruz. Şu anki şartlarda yeni mezunlar da bunlardan istifade edecek. Bu sebeple yeni mezun sayısının artması gerekecektir” dedi. Yalova Üniversitesi Altınova Meslek Yüksekokulu’nun bu yıl eğitim hayatına başlayacağını ifade eden Erdoğan, “Öğrencilerin 6 aylık uygulamalı staj eğitimlerinin Tersan’da yapılması ve özellikle ders müfredat içeriklerinin sektör ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulması yönünde Yalova Üniversitesi ile işbirliğimiz artarak devam etmektedir” açıklamasında bulundu.

Armatör gözünden yeni nesil denizciler
Peki, denizcilik okullarında okuyan öğrencilere kapılarını açan armatörler eğitim sistemini ve eğitim seviyesini nasıl değerlendiriyor.

Enver Bilgi

Her yıl fakülte yöneticilerinin yönlendirmesi, okul başarısı ve şirket kriterleri/kültürüne uygunlukları gözetilerek seçilen 60’da fazla öğrenciye staj imkânı sunduklarını belirten Zenith Gemi İşletmeciliği A.Ş. Genel Müdürü Enver Bilgi, ağırlıklı olarak İstanbul Teknik Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi gibi köklü okullara devam eden öğrenciler arasından stajyer kabul ettiklerini dile getirdi. Bu köklü üniversitelere devam eden öğrenciler arasından çeşitli değerlendirme yöntemleriyle belirledikleri öğrencilerde bile eğitim kalitesinde düşüş gözlemlemekte olduklarını belirten Bilgi, ‘‘Son zamanlarda çok fazla okul açılmış olmasına rağmen, ya eğitim kalitesinin yetersizliği ya da mezunların karada kalmayı tercih etmeleri gibi nedenlerle firmalar yeni mezunlardan gerekli verimi alamamaktalar. Oysa ülkemizdeki insan kaynağı Türkiye için fazlasıyla yeterli olmasının yanında, uluslararası piyasayı da destekleyecek kapasitededir.
Günümüz koşullarında gemi zabitliği en az 4 yıllık lisans eğitimi gerektirir. Türkiye’de bugün 20’den fazla lisans düzeyinde eğitim veren denizcilik kurumu bulunmakta, ancak buralarda eğitim verebilecek kalite ve kapasitede yeterli öğretim görevlisi bulunmamaktadır. Nitelikli personel sıkıntısı; kaynak ve kaynağın yetersizliği yüzünden kısa sürede aşılacak gibi görünmemektedir. Bu sebeple, yeni okullar açmak yerine, mevcut olanlar desteklenmeli hatta mümkünse lokasyon uygunluğuna bakılarak birleştirmeler düşünülmelidir. Böylece yatırım maliyetleri azalırken, eğitim kalitesi yükselecektir’’ dedi.
Stajyerlerde gözlemledikleri en büyük sorunlardan birinin de yeterli seviyede İngilizce bilmedikleri olduğunun altını çizen Bilgi, ‘‘Sektörümüzdeki İngilizce sorunu her çalıştayda ele alınmasına ve öncelikli sorun olarak nitelendirilmesine rağmen ne yazık ki halen sürmektedir. Yeni zabit arkadaşlarımızın da yabancı dile hakimiyetleri beklenen seviyede değildir. Öğrencilerimizin bir bölümünün gayet iyi seviyede İngilizce konuşup anlayabiliyor olmasının yanı sıra, büyük çoğunluğunun İngilizcelerini geliştirmeleri gerekiyor. Bu konuda okullarda verilen eğitimin çok da yeterli olmadığını görmekteyiz. Yeni zabit arkadaşların, bugüne kadar iyi bir dil eğitimi alma imkânı olmamışsa, gerek dil okullarına giderek (mümkünse yurt dışında) ve gerekse de günümüzde pek çok alanda bilgiye erişmek noktasında yaygınlaşmış, uzaktan erişim yöntemleriyle alabilecekleri eğitimleri alarak İngilizcelerini geliştirmelerinde büyük fayda var.
Hepimizin bildiği gibi, denizcinin ortak iletişim dili İngilizcedir. İngilizceniz yoksa Türk karasuları dışında denize çıkma, kendinizi dünyaya kabul ettirme veya büyük pastadan pay alma ya da küresel kaynakları takip ederek kendinizi geliştirme şansınız yoktur.
Denizcilik yalnız dışarıya giden dövizi ülkede tutabileceğimiz değil, aynı zamanda dışarıdan büyük döviz girdileri sağlayabileceğimiz bir sektör. Bunun içinse mevcut potansiyeli iyi değerlendirmeli ve denizcilik platformunun uluslararası bir sektör olduğunu unutmadan donanımlı insanlar yetiştirmeliyiz. Bunun ilk adımı ise eğitimin genel kalitesini artırmaktan ve stajlarda öğrencilere akademik eğitimi, pratikle mesleki uygulamaları bağdaştırabilecekleri bir eğitim programı vermekten geçmektedir’’ dedi.
Türk denizciliğinin yaşadığı en büyük sıkıntılardan birinin, zabitan haricindeki kalifiye gemi personeli eksikliği olduğuna da dikkat çeken Bilgi, ‘‘ İlkokul mezunu bir gemi adamı, aldığı 5 günlük eğitimle ve 5 sertifikayla, sağlık dışında hiçbir kriter aranmadan denize çıkabilmekte ve neticede bütün sorun işletmecinin başına kalmaktadır. Bu yaklaşımla kazalar, tutuklanmalar ve sorunlar kaçınılmaz olduğu kadar, Türk gemi adamlarının repütasyonu da uluslararası camiada ciddi şekilde değer kaybetmektedir. Bu sorunu bazı işletmeciler yurt dışından istihdam edilen gemi adamlarıyla aşmaya çalışırken, asıl çözüm; gemi adamlarına yeni eğitim kriterleri getirilmesi ve asgari denizcilik meslek liseleri veya muadili bir eğitimi şart koşmakla elde edilebilir’’ şeklinde konuştu.

“Staj dönemini zayıf geçirmiş bir öğrenci, kariyerinde yavaş adımlarla ilerliyor”

Cihan Ergenç

Er Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Ergenç, Türkiye’de en önemli yatırımın insana yapılan yatırım olduğuna işaret ederek, “Akıl, eğitim ve tecrübeyi para ile satın alamazsınız. Dolayısıyla eğitim ve staj konusuna sektör olarak önem vermek mecburiyetindeyiz. Sektörümüzün ve ülkemizin geleceği buna bağlı. Biz eğitime önem veren bir kurumuz, kriz zamanlarında bile beş gemide yılda 20 ila 25 stajyer çalıştırdık. Stajyerlerin bize yıllık maliyeti ise en az 200 ila 250 bin dolar arasında. Firmaların stajyer kabul etmesi, bana göre bir sosyal sorumluluk ve fedakârlıktır. Bu kapsamda herkes bir gemisinde en az 4 adet stajyer bulundurmalı. 60 gemi çalıştıran bir şirkette, 20 ila 25 arasında stajyer çalıştırılıyor. Bu sayının daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Öğrencilerin staja çıkmadan önce bazı hazırlık aşamalarından geçmesi gerektiğine değinen Ergenç, “Öğrenci ilk stajında gemiye çıkmadan önce, kendisine ‘denizi tanıma’ ile ilgili konularda bilgi verilmeli. Diğer taraftan, 6 aylık staj süresinin de öğrencinin zabitlik eğitimi ile ilgili gerekli donanımları elde etmesi için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Öğrenci gerekirse, altı ay okula geç gitmeli ama mesleği öğrenmeli. Staj dönemini zayıf geçirmiş bir zabit, mesleğe başladığı zaman zayıf adımlarla ilerliyor. Birçok konuda zorlanıyor ve armatör olarak siz bazı sorunlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bana göre son staj döneminin 8 ila 10 aylık bir periyoda çıkarılması gerekiyor. Öğrenci ancak bu şekilde istediği personel kabiliyetini tecrübeyi özgüveni, kısacası yeterliği elde edebilir” şeklinde konuştu.
Staj konusunda küresel ölçekte, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerimiz arasındaki işbirliğinin zayıf olduğunu kaydeden Ergenç, “Bunun dışında üniversitelerde verilen atölye eğitimi de zayıf, atölyelerimizin geliştirilmesi gerekiyor. Sivil toplum kuruluşları ile üniversiteler ortak projeler yapmalı, öğrencilerin burada elde edecekleri birikimler sektör açısından çok önemli. Ancak bir yerlerde bir şeylere başladığınız zaman belirli bir noktaya gelebilirsiniz. Staj konusu ciddi bir sorun ancak birçok öğrenci staj eğitimini gerçekleştireceği firmayı bulmak konusunda sıkıntılar yaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Staj döneminin verimli geçmesi açısından başvurularının değerlendirilmesinde öğrencilerin not ortalamalarına dikkat ettiklerini de belirten Ergenç, ‘‘Öğrenciler staj dönemini ne kadar verimli geçirirse, dünya pazarlarında personel etkinliğiniz ve bu personellerin ülkeye döviz getirisi de aynı oranda artar. Büyük şirketler ve sivil toplum kuruluşları 10 yıldan aşağı projeler yapmıyor. Ülkemizde sektör, üniversite ve sivil toplum kuruluşları da stajyerlik konusunu bu planlamaların bir parçası olarak ele almalı. Diğer taraftan üniversitelerin staj dönemlerinin aynı zamanlara denk gelmesi de başvurularda bir yığılma yaşanmasına neden oluyor, bu dönemde çok fazla talep alıyoruz. Staj zamanlarının kendi dinamikleri çerçevesinde öğrenci ve armatöre bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Böylece firmalar hem daha fazla stajyer kabul edebilecek hem de yaşanan bu yığılmanın önüne geçilmiş olacaktır. Özellikle son sınıftaki öğrenciler, stajını istediği zaman yapabilmeli. Özetle son staj süresi 8-10 aya çıkarılmalı, planlı ve başarılı bir staj süresi ile özgüveni yüksek başarılı zabitler ordusu yaratarak, dünya denizciliğinde başarılı ve söz sahibi olabiliriz” dedi.