Ana sayfa Haberler “Liman projelerine finansör ortak olabiliriz”

“Liman projelerine finansör ortak olabiliriz”

42
0
Garanti Bankası’nda Doğuş Grubu’yla ortak olan General Electric’in (GE) Türkiye ve Güney Asya Bölge Direktörü Kürşat Özkan, denizcilik sektöründeki gelişmeleri yakından izlediklerini ve proje finansmanı veya finansör ortak olarak limanlarla ilgilendiklerini söyledi

Garanti Bankası’na Doğuş Grubu’yla ortak olup Türk finans piyasalarına adım atan ABD’li dünya devi General Electric’in Türkiye’yle ilgili projeleri, yurtdışındaki dalgalanmalar ve siyasi risklere rağmen değişmedi. Türkiye’de son yıllarda denizcilik sektöründe ve liman özelleştirmelerinde yaşanan hareketliliği ilgiyle izlediklerini belirten General Electric (GE) Türkiye ve Güney Asya Bölge Direktörü Kürşat Özkan, ulaştırma altyapı projeleri kapsamında limanlarla gerek proje finansmanı olarak, gerek hissedar finansör (finansör küçük ortak) olarak yakından ilgilendiklerini ve bu alandaki projelere ilgi duyabileceklerini açıkladı.

“Projelerimiz uzun vadeli”
Türkiye’de bir kriz beklentisinde olmadıklarını belirterek, “Şu ana kadar Türkiye’deki hedeflerimizi aşağı yönlü revize etmedik, çünkü projelerimiz uzun vadeli” dedi. Dünya ekonomisinde yaşanan yavaşlamanın, petrol ve gıda fiyatlarındaki artışın herkes gibi Türkiye’yi de etkilediğini söyleyen Özkan, ancak GE’nin Türkiye’ye bakışının altı ayla ya da bir yılla sınırlı kalmadığını, uzun vadeli olduğunu belirtti. Ekonomide yaşanan gelişmelerin iç siyasetle çok bağlantılı olmadığını savunan Özkan, Türkiye ekonomisinin dünyadaki dinamiklere daha fazla bağımlı hale geldiğini kaydetti. Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerin ve AKP’ye açılan kapatma davasının GE’nin Türkiye’ye olan yatırımlarını değiştirmeyeceğini belirten Özkan, “GE,1948 yılından beri Türkiye’de pek çok sektörde yatırımı olan bir şirket. 1948 yılından bu yana kaç defa hükümet değişti, sayısını bile hatırlamıyoruz. Kısa dönemde ekonomik ve politik iniş çıkışlar yaşanabilir. Ama belirli alanlarda ciddi potansiyeller görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Enerjide potansiyel yüksek”
GE’nin 2007 yılı sonu gelirinin yarısından fazlasının tarihinde ilk defa Kuzey Amerika dışında oluştuğunu belirten Özkan, Amerika dışındaki ülkelerde geçen yıl büyüme oranının yüzde 22 olduğunu kaydederek, “Türkiye’de enerji ve ulaştırma sektörlerinde çok ciddi potansiyel var. Özellikle enerji ve ulaştırma sektörleri önümüzdeki dönemde demiryolları, karayolları, limanlar, havalimanları, uçaklar ve lokomotifler gibi altyapı sektörlerinde çok önemli projeler üretecek. Bunlar, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gördüğümüz trendler” dedi.

GE olarak, önem verdikleri bir başka konunun da, Türkiye’de özellikle havacılık, uçak motorları ve sağlık teçhizatı gibi teknolojisi ve katma değeri yüksek alanlarda ihracatlarını artırmak olduğunu dile getiren Özkan, Eskişehir’deki GE’nin ortağı olan Tusaş Motor Sanayi’nin yıllık ihracatının 200 milyon dolara yaklaştığını, bu rakamın da Türkiye’nin havacılık ve savunma sektöründe yaptığı bütün ihracatın üçte biri olduğunu belirtti.
3000 megavatlık yatırım
Tüm dünyada enerjiye olan talebin sürekli arttığına dikkat çeken Özkan, Türkiye’de geçmiş dönemde talepte yüzde 8-9’ların görüldüğünü, önümüzdeki dönemde de talebin yüzde 6’ya düşmeyeceğini kaydetti. Dolayısıyla Türkiye’de enerji açığını kapatmak ve talebi karşılamak için yatırım yapılması gerektiğini vurgulayan Özkan, “Önümüzdeki yıllarda 3 000 megavat civarında bir yatırım öngörüyoruz” dedi.
Hem Türkiye’de, hem dünyada rüzgâr enerjisine çok yoğun bir talep olduğunu belirten Özkan, yoğun talepten dolayı makine yetiştirmekte zorlandıklarını ifade etti. Türkiye’de hem rüzgâr santralı kurmak isteyen enerji şirketleriyle çalıştıklarını hem de yüzde 50 ortaklıkları bulunan Gama Enerji’ye yatırım yapmayı planladıklarını belirten Özkan, üç beş yıl içinde Gama Enerji’ye 3 milyar dolarlık yatırım hedeflediklerini söyledi.

Nükleerde 40 proje
Dünyada artan enerji talebi karşısında nükleer enerjinin önemli bir seçenek haline geldiğini vurgulayan Özkan, dünya genelinde çeşitli ülkelerden GE’ye gelen 40 civarında potansiyel proje olduğunu açıkladı. Nükleer projenin başarılı olabilmesi için üç tane sacayağı olduğuna dikkat çeken Özkan, “İlk olarak çok iyi bir teknoloji sağlayıcısı gerekli. Çünkü nükleer projeler 40-50 yıllık bir işbirliği gerektiriyor. İkincisi, nükleer işletme tecrübesine sahip olan yabancı ortak. Son olarak da güvenilir ve belli bir ölçüye sahip Türk yatırımcılar” dedi.
Nükleer işinde GE gibi teknoloji sağlayıcısı şirketlerin görevinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Özkan, “Yatırımcı olarak bir yatırımcı konsorsiyumda yer alabiliriz, ama asıl rolümüz santralın kurulması ve uzun yıllar işletilmesiyle ilgili teknoloji ve teknik know how” şeklinde konuştu.
Türkiye’de GE’nin önem verdiği sektörlerden birinin de sağlık olduğunu söyleyen Özkan, Ankara’da klinik sistemleri imalatı yapan bir şirket aldıklarını ve bu şirketi büyütüp ihracat yapacaklarını ifade etti. Öte yandan GE’nin sağlık teknolojileri bölümünün bölgesel merkezini Türkiye’ye taşıdıklarını hatırlatan Özkan, bu sektörde Ortadoğu ve Afrika’nın hepsi, Rusya ve Orta Asya ülkeleri ile Balkanlar’ın bir kısmını kapsayan 60’tan fazla ülkenin Türkiye’ye bağlandığını söyledi.